
Dijital Eğitimde Dev Adım: Tüm Okullara Yapay Zeka Asistanı Zorunluluğu
Türkiye’de 15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Geliyor
Türkiye’de dijital dünyanın kurallarını yeniden şekillendirecek önemli bir adım atılıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yasa taslağı, özellikle çocukların ve gençlerin internet kullanımına yönelik köklü değişiklikler içeriyor. Gündemin merkezinde ise 15 yaş altı sosyal medya yasağı bulunuyor. Bu düzenleme, milyonlarca aileyi ve teknoloji şirketini doğrudan etkileyecek potansiyele sahip.
Yasa Taslağının Detayları ve Hedefleri
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da değişiklik öngören taslak, çocukları dijital risklerden korumayı amaçlıyor. Taslağa göre, 15 yaşından küçük bireylerin sosyal medya platformlarında hesap açabilmesi için yasal velilerinin onayı zorunlu hale getirilecek. Bu onay, güvenli elektronik imza, mobil imza veya e-Devlet şifresi gibi güvenli doğrulama yöntemleriyle alınacak. Ayrıca, platformların bu yaş grubuna yönelik içerik ve reklam politikalarında da sıkı düzenlemeler getirilmesi planlanıyor.
Ebeveyn Onayı ve Yaş Doğrulama Sistemleri
Yeni düzenlemenin en kritik ayağını, etkin bir yaş doğrulama mekanizması oluşturuyor. Sosyal medya şirketlerinin, kullanıcıların yaşını güvenilir bir şekilde teyit etmesi istenecek. Bu, sadece basit bir doğum tarihi girişinden öte, ebeveyn onayını zorunlu kılan ve devlet sistemleriyle entegre çalışabilecek bir altyapı gerektiriyor. Uzmanlar, bu sistemin nasıl işleyeceği ve gizlilik endişelerinin nasıl giderileceği konusunda soru işaretleri olduğunu belirtiyor.
Platformlara Getirilecek Yeni Yükümlülükler
Sosyal ağ sağlayıcıları, yasa yürürlüğe girdiğinde önemli sorumluluklarla karşı karşıya kalacak. Yalnızca yaş doğrulamakla kalmayacak, aynı zamanda 15 yaş altı kullanıcılar için özel güvenlik ve gizlilik protokolleri geliştirmek zorunda olacaklar. Bu kapsamda, yaşa uygun olmayan reklamların engellenmesi, ebeveynlere kullanım istatistikleri ve kontrolleri sunulması gibi önlemler de taslakta yer alıyor. Bu durum, platformların teknik altyapılarında ve iş modellerinde önemli değişiklikler yapmalarını gerektirebilir.
Toplumda ve Sektörde Yansımaları
Önerilen yasa taslağı, toplumda ve teknoloji sektöründe geniş yankı uyandırdı. Bir kesim, çocukları siber zorbalık, uygunsuz içerik ve olası istismarlardan korumak adına düzenlemenin gerekli olduğunu savunurken, diğer bir kesim ise internet erişiminde kısıtlamaların doğru bir yöntem olup olmadığını ve uygulamanın pratikte ne kadar mümkün olacağını sorguluyor. Ayrıca, dijital okuryazarlık ve ebeveyn bilinçlendirmesinin yasaklardan daha etkili bir çözüm olabileceği de tartışılan konular arasında.
Sonraki Süreç ve Beklentiler
Taslak, meclis görüşmelerine sunulmadan önce ilgili kurumlar, sivil toplum örgütleri ve sektör temsilcilerinden gelecek geri bildirimlerle yeniden şekillenebilir. Yasanın nihai hali, denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceği, yaptırımların ne olacağı ve uyum süreci için platformlara ne kadar süre tanınacağı gibi kritik detayları da beraberinde getirecek. Türkiye’nin, bu düzenlemeyle dijital çağda çocuk koruma politikalarında önemli bir örnek oluşturup oluşturmayacağı ise zamanla belli olacak.


